Fuck yeah Turkish girls!
#birdperchedonatree

Fuck yeah Turkish girls!

#birdperchedonatree

@11 yorumla 1 gün önce
fyeah-history:
A Chinese girl from one of the Japanese Army’s ‘comfort battalions’ awaits interrogation at a camp in Rangoon - 8 August 1945. The term “comfort women” was a euphemism used to describe women forced into sexual slavery by the Japanese military during World War II.              
Bu kare; İkinci Dünya Savaşı sırasında Myanmar(Burma)’ın en büyük ve eski başkenti olan Yangon’daki, Japon ordusu fahişe taburunun kampında sorgulanmayı bekleyen Çinli bir kızı gösteriyor. Savaş sırasında Japonlar işgal ettikleri yerlerde genç kadınları toplayıp fahişe taburlarına dahil ederek askerlerinin hizmetinde kullanırlardı. Savaş sırasında Japon işgaline maruz kalmış Güney Doğu Asya ülkelerinde hâlâ Japonlara karşı bir antipati mevcuttur.
Aynı durum, Avrupa’da Nazi Almanyası işgali altındaki bölgelerde de geçerliydi. Wehrmacht ilk olarak Fransa işgalinde kontrolsüz fahişelikten ötürü hastalanan askerlerin kötüleşen sağlık durumları, uzayan tedavi süreçleri ve masrafları nedeniyle bu durumun önüne geçmek için işgal bölgelerinde askeri genelevler kurdu. 1942’ye gelindiğinde işgal bölgelerindeki ordu genelevlerinin sayısı 500’ü buluyordu. Fiziksel ve manen istismar edilmiş kadınlar günde ortalama 25 erkekle beraber oluyorlardı. İstatistiklere göre en fazla ziyaretçi sayısı (7 Mart 1943 günü) kadın başına 47 ziyaretçidir. 
Kaynak:

fyeah-history:

A Chinese girl from one of the Japanese Army’s ‘comfort battalions’ awaits interrogation at a camp in Rangoon - 8 August 1945. The term “comfort women” was a euphemism used to describe women forced into sexual slavery by the Japanese military during World War II.              

Bu kare; İkinci Dünya Savaşı sırasında Myanmar(Burma)’ın en büyük ve eski başkenti olan Yangon’daki, Japon ordusu fahişe taburunun kampında sorgulanmayı bekleyen Çinli bir kızı gösteriyor. Savaş sırasında Japonlar işgal ettikleri yerlerde genç kadınları toplayıp fahişe taburlarına dahil ederek askerlerinin hizmetinde kullanırlardı. Savaş sırasında Japon işgaline maruz kalmış Güney Doğu Asya ülkelerinde hâlâ Japonlara karşı bir antipati mevcuttur.

Aynı durum, Avrupa’da Nazi Almanyası işgali altındaki bölgelerde de geçerliydi. Wehrmacht ilk olarak Fransa işgalinde kontrolsüz fahişelikten ötürü hastalanan askerlerin kötüleşen sağlık durumları, uzayan tedavi süreçleri ve masrafları nedeniyle bu durumun önüne geçmek için işgal bölgelerinde askeri genelevler kurdu. 1942’ye gelindiğinde işgal bölgelerindeki ordu genelevlerinin sayısı 500’ü buluyordu. Fiziksel ve manen istismar edilmiş kadınlar günde ortalama 25 erkekle beraber oluyorlardı. İstatistiklere göre en fazla ziyaretçi sayısı (7 Mart 1943 günü) kadın başına 47 ziyaretçidir. 

Kaynak:

(asianhistory gönderdi)

@194 yorumla 1 gün önce

‎”…dağlarda tek tek ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki, şayak kalpaklı adam, nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden, güzel, rahat günlere inanıyordu…”

@1 hafta önce

“…

saçları saman sarısı kirpikleri mavi 

kırmızı dolgun dudaklarıysa şımarık ve somurtkandı

saçları saman sarısı kirpikleri mavi 

ak boynu uzundu yuvarlaktı  

belki yirmi yaşımdayım belki yüz yaşımdayım

 vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyorduk gece yarılarına …”

@1 yorumla 1 hafta önce
Fuck yeah Turkish girls!
Ceren
#takeceren

Fuck yeah Turkish girls!

Ceren

#takeceren

@3 yorumla 1 hafta önce
fyeah-history:

Turkish soldiers in the territory of present-day Hungary

fyeah-history:

Turkish soldiers in the territory of present-day Hungary

@13 yorumla 1 gün önce
“Eğitimde merhamet, vatana ihanet!” naralarıyla büyütülmüş bir genç olarak, genç beyinlerin eğitiminde taviz ve müsamahalara yer verilmemesi görüşündeyim. Çelik ne kadar çok dövülürse o kadar sağlam olur. Özellikle bireylerin kişiliklerinin şekillenip geliştiği lise çağlarında mümkün olan üst seviyede zorlamanın yapılması ter döktürülmesi taraftarıyım. Ancak bu şekilde milli benlik sağlam bir yapıda oluşabilir, geleceğin sağlam karakterli insanlarının toplumu yaratılabilir. Ulusal bayram kutlamalarına hazırlık çalışmaları bunun için iyi bir fırsattır. Zorlu ve yorucu bir sürecin sonunda milli hislerle yoğrulmuş bir etkinliğin başarıyla icra edilmesi, hazırlık süresince yaşanan anılar zaman içinde bireyi üzerinde yaşadığı toprağa daha da bağlar, Türklük bilincini perçinler. Bu sebeple stat kutlamalarının kaldırılmasına şiddetle karşıyım. Onca tiksindirici icraatın iktidar sahipleri tarafından bizzat yapıldığı bir zamanda “sen ne diyon ya” diyenler olabilir, “amaan şekerim bu çağda böyle komünist bozması zamanlardan kalma kutlama biçimi mi kaldı” veya “amaan sen de küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz, sınırlar bile kalkıyor artık, bunlar da neyin nesi” diyenler de çıkacaktır-gerçi hoş, bu adamlara kalsak her kelebek türüne ayrı bir ülke vermemiz de gerekebilir- , unutmamız gereken Türkiye coğrafyasına kurulu devlet bir ulus-devlettir ve bunun gerekleri gün geçtikçe daha da fazla yerine getirilmelidir. Ondan sonra zor zamanların günü gelince, oturup biz nerede yanlış yaptık diye düşünür kalırsınız. 

“Eğitimde merhamet, vatana ihanet!” naralarıyla büyütülmüş bir genç olarak, genç beyinlerin eğitiminde taviz ve müsamahalara yer verilmemesi görüşündeyim. Çelik ne kadar çok dövülürse o kadar sağlam olur. Özellikle bireylerin kişiliklerinin şekillenip geliştiği lise çağlarında mümkün olan üst seviyede zorlamanın yapılması ter döktürülmesi taraftarıyım. Ancak bu şekilde milli benlik sağlam bir yapıda oluşabilir, geleceğin sağlam karakterli insanlarının toplumu yaratılabilir. Ulusal bayram kutlamalarına hazırlık çalışmaları bunun için iyi bir fırsattır. Zorlu ve yorucu bir sürecin sonunda milli hislerle yoğrulmuş bir etkinliğin başarıyla icra edilmesi, hazırlık süresince yaşanan anılar zaman içinde bireyi üzerinde yaşadığı toprağa daha da bağlar, Türklük bilincini perçinler. Bu sebeple stat kutlamalarının kaldırılmasına şiddetle karşıyım. Onca tiksindirici icraatın iktidar sahipleri tarafından bizzat yapıldığı bir zamanda “sen ne diyon ya” diyenler olabilir, “amaan şekerim bu çağda böyle komünist bozması zamanlardan kalma kutlama biçimi mi kaldı” veya “amaan sen de küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz, sınırlar bile kalkıyor artık, bunlar da neyin nesi” diyenler de çıkacaktır-gerçi hoş, bu adamlara kalsak her kelebek türüne ayrı bir ülke vermemiz de gerekebilir- , unutmamız gereken Türkiye coğrafyasına kurulu devlet bir ulus-devlettir ve bunun gerekleri gün geçtikçe daha da fazla yerine getirilmelidir. Ondan sonra zor zamanların günü gelince, oturup biz nerede yanlış yaptık diye düşünür kalırsınız. 

@1 yorumla 1 hafta önce
#19 Mayıs #kutlama 

(Kaynak: sexycorruptandink)

@27 yorumla 1 hafta önce

EXPO 2016 Antalya

@1 hafta önce
#EXPO 2016 #Antalya #Turkey 

Diyeceklerim bu kadar: Kadınlara nasıl giyineceğini, nasıl konuşacağını, ne yiyip ne içeceğini, ne zaman sokağa çıkacağını, nasıl davranması... 

Sanırım 5 yaşındaydım. Bir gün sokakta kayboldum. Belediye binasına götürdüler beni. Annem “Yabancı erkeklere yaklaşma; seni iğneli beşiğe koyarlar!” derdi. Belediye binasında aklımda hep iğneli beşik vardı. Etrafa bakındım göremedim. Sona evi tarif ettim. Belediye görevlileri beni evin…

(Kaynak: sosyalistfeministkolektif.org)

@20 yorumla 1 hafta önce